Paylaş Facebook Facebook Facebook Facebook Facebook
28.01.2026

Aile Ve Dini Rehberlik Personeline Yönelik Ocak Ayı Online Konferansı Gerçekleştirildi

​81 ilimizde faaliyet gösteren 509 Aile ve Dini Rehberlik Büro/Merkezinde görev yapan 4.883 personele yönelik düzenlenen çevrim içi aylık konferanslar dizisinin Ocak ayı programı, “Tüketim ve Psikoloji” temasıyla 27 Ocak 2026 tarihinde çevrim içi olarak gerçekleştirildi. Mesleki gelişimi desteklemek, sahada yürütülen rehberlik ve danışmanlık hizmetlerinin niteliğini artırmak ve güncel toplumsal sorunlara ilişkin farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlenen programın açılış konuşmasını yapan Aile ve Dini Rehberlik Daire Başkanı Betül Altun Erincik, çevrim içi konferansların bilgi ve tecrübe paylaşımı açısından önemli bir imkan sunduğunu belirterek, sahada özveriyle görev yapan tüm personele teşekkür etti ve çalışmalarında başarılar diledi.Psikolog Hilal Uzunkaya Seçen, çevrim içi konferansta günümüzde artan tüketim eğilimini psikolojik yönleriyle ele alarak; aşırı ekran kullanımı, kontrolsüz yeme ve plansız alışverişin çoğunlukla duygusal boşlukları bastırma çabasından kaynaklandığını belirtti. Bu davranışların kısa vadede rahatlama sağlasa da uzun vadede ruh sağlığını olumsuz etkilediğini, Sürekli bir şeyleri kaçırma korkusunun (FOMO) ise duygusal farkındalığı ve içsel doyumu zayıflattığını vurguladı.Seçen, ebeveynlerin tutum ve yaşam tarzlarının çocukların kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu; anne babaların sözlerinden çok davranışlarıyla rol model olduklarını vurguladı. İbn Haldun’un “Çocuğumu nasıl terbiye etmeliyim?” sorusuna verdiği “Kendinizi eğitin” cevabını hatırlatarak sağlıklı bir aile ortamı için bireyin önce kendi davranışlarını gözden geçirmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca sosyal medyanın bilinçli kullanıldığında iyiliği ve farkındalığı artıran güçlü bir araç olduğunu, yanlış kullanımının ise özellikle çocuklar ve gençler üzerinde olumsuz etkiler doğurabileceğini belirtti.Seçen, duyguların bedende kısa süreli bir etkisi olduğunu, bu süreden sonra düşünceler ve çevresel etkenlerle sürdürüldüğünü belirterek içeriklerin ve sosyal çevrenin ruh hâlini doğrudan etkilediğini vurguladı. Tüketim kültürünün kimliği marka üzerinden inşa etmeye yönelttiğini, oysa gerçek kimliğin ahlaki değerler ve erdemli davranışlarla oluştuğunu ifade etti. Tüketimi körükleyen uygulama ve algoritmalara dikkat çeken Seçen, paylaşmanın ve iyilik yapmanın kalıcı mutluluk sağladığını belirterek konuşmasını “Tükettiklerimiz bizi tüketiyor.” sözleriyle tamamladı.